Koronavirüsler ve Antiviral Etkili Uçucu Yağlara Genel Bakış

Ahmet Ulvi ZEYBEKa a Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Botanik ABD, İzmir, TÜRKİYE

Yazışma Adresi/Correspondence: Ahmet Ulvi ZEYBEK Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesi, Farmasötik Botanik ABD, İzmir, TÜRKİYE ulvi.zeybek@ege.edu.tr




ÖZET Uçucu yağlar, tıbbi olduğu bilimsel otoritelerce kabul edilen bitkilerin yaprak, çiçek, meyve gibi organlarının, özel hücrelerinde biriken terpenik bileşiklerdir. Aktif maddeler olarak Aromaterapi ve Fitoterapi gibi tamamlayıcı tıp alanında antimikrobiyal etkileri nedeniyle kullanılmaktadır. Antiviral etkileri kanıtlanmış olan uçucu yağların, içeriklerinde bulunan monoterpenler ve seskuiterpenler gruplarına dahil bileşenlerinin özellikle salgınlara da neden olan zarflı virüslerden İnfluenza A/B virüsleri ile Koronavirüslere karşı etkileri olan farklı uçucu yağlar ve bileşenleri, farklı alanlarda kullanım şekilleri ile yapılmış çalışmalar ele alınmıştır. Korunma amaçlı önem taşıyan uçucu yağ listesi ile birkaç kullanım şekli önerisi de verilmiştir.

Anahtar Kelimeler: Uçucu yağlar; antiviral etki; influenza virüsleri; koronavirüsleri; insan sağlığı


ABSTRACT Essential oils are terpenic compounds that accumulate in the special cells of organs such as leaves, flowers, fruits of scientifically accepted medicinal plants. As active substances, because of their antimicrobial effects, they are used in complementary medicine, such as in aromatherapy and phytotherapy. Essential oils, especially including monoterpene- and sesquiterpene- groups of components, which are scientifically proven with antiviral effects, especially on the enveloped viruses that cause epidemics such as Influenza A/B viruses, the components of different essential oils that have effects against Coronaviruses, studies conducted with different forms of use have been discussed, a few uses and some formulations for protection has also given.

Keywords: Essential oils; antiviral activity; influenza viruses; coronaviruses; human health



İnsan sağlığını tehdit eden patojenlerden İnfluenza A/B virüsleri pleomorfik, negatif yönelimli, segmentli RNA genomuna sahip olmakla bilinirler. İnfluenza virüslerinde, virüs RNA’sının farklı proteinleri kodladığı sekiz segmenti bulunmakta ve virüslerin hemaglutenin (HA) ile nöraminidaz (NA) proteinleri virüs tiplerini belirlemektedir. Bu virüslerin nöraminidazı, öncelikle üst ve alt solunum yolları epitel hücrelerinin yüzeyine ulaşmak için, bariyer oluşturarak engelleyen müsin tabakasını solunum yolu hücre reseptörlerine bağlanabilmek için aşmak zorundadır. Böylelikle İnfluenza virüslerinin alt solunum yollarına inmesi ve enfekte etmesi kolaylaşmaktadır. Nöraminidaz’ın solunum yolundaki musin tabakayı geçmek için nöraminikasidi ayrıştırmayı başarması durumunda, konak hücre reseptörleri açığa çıkar ve virüsler hemaglutenin aracılığı ile konak hücre reseptörüne tutunur. Plazma memranı ve virüsün zarfı arasındaki füzyon sonucu endositoz gerçekleşmiş olur.1-3 Koronavirüsleri ise, yakın geçmişte SARS-CoV-1 (2002/2003 yılları) ve yaklaşık on yıl sonra MERS-CoV (başlangıcı 2011 yılı) epidemilerine neden olmuşlardır. Bu virüslerin tipik ortak yapısal özellikleri, çift katmandan oluşan lipid bir zarfa sahip olmaları ve zarfın yüzeyinde serpişmiş durumda gluko-proteinlerinin bulunması, kapsidle kaplı Nükleik asit genomunun tek iplikçikli RNA (ssRNA) yapısında ve pozitif yönelimli olmalarıdır. Pozitif yönelimli RNA virüslerinde virion içinde RNA’ya bağımlı RNA-polimeraz (RbRP) bulunmamakta, ancak bu virüsler hücreye girdikleri durumda genomlarını mRNA olarak kullanıp, RbRP enzimini sentezlemektedirler. Pozitif yönelimli RNA, mRNA ile ayni yönelimdedir ve bu nedenle ökaryotik konak hücre tarafından kolayca okunabilmektedir. Replikasyon ise sitoplazmada gerçekleşmektedir. Ancak, Koronavirüsler, kendi aralarında yapısal ve genetiksel farklılıklar da gösterebilmektedir.4 2019 yılı sonunda ortaya çıkan ve tüm dünyada kısa sürede pandemiye neden Koronavirüsise,bazı araştırmacılar tarafından SARS-CoV2 olarak, WHO tarafından da 2019-n CoV ve enfeksiyon da COVID-19 olarak isimlendirilmiştir.5 Alt solunum yollarını enfekte eden ve salgınlara neden olan SARS-CoV1 ve MERS-CoV patojenlerine odaklanmış olan bilimsel araştırmalar, CoV- polimeraz, -proteaz, -metiltransferaz ve -glukoproteinleri üzerine antiviral ajanlar geliştirilmesini hedef olarak seçmiştir. Bu konuda yürütülen araştırmalar, Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp alanlarından biri olan Fitoterapi ve Aromaterapi alanında gerçekleştirilen ve başarılı sonuçlar veren çalışmalarla da desteklenmiştir.6-8 Aromaterapi’de kullanılan uçucu yağlar, belirli familyalara (Lamiaceae, Myrtaceae vb. gibi) ait tıbbi bitkilerin yaprak, çiçek, meyve gibi organlarından, salgı tüyü, salgı cebi veya özel hücrelerde sekonder maddeler olarak birikir. Terpenik yapıda olan uçucu yağlar, içerikleri bakımından çeşitli gruplara ayrılır. Başta monoterpenler olmak üzere, bazı seskuiterpen bileşikleri de genel olarak dar veya bazen de geniş spektrumlu antimikrobiyal etkilere sahiptirler.9-13 Temel araştırmalardan ve klinik alanda yapılmış çalışmalardan yola çıkılarak, zarflı RNA virüslerine karşı ve özellikle İnfluenza A/B’ye karşı güçlü antiviral etki gösteren uçucu yağların olduğu kanıta dayalı çalışmalarla tespit edilmiştir.14,15 Uçucu yağların antiviral etkisi üzerine yapılan çalışmalara dikkate değer bir örnek, test edilen 62 farklı uçucu yağın 11’inin (100 ug/ml) konsantrasyonda antiviral aktivite gösterdiği ve İnfluenza A/WS/33 virüs aktivitesinin görünür sitopatik etkilerini >%30 oranında azalttığını göstermiştir. Ayrıca, Mercanköşk (Origanum majorana), Misk adaçayı (Salvia sclarea) ve Anason (Pimpinella anisum) uçucu yağlarının ise, bu oranın çok daha üstünde (>%52.8) etki gösterdiği kanıtlanmıştır. Bunun yanında dikkat çekici bir sonuç ise, karşılaştırma olarak kullanılan oseltamivir’in anılan son üç uçucu yağlarla ve aynı konsantrasyonda (100 μg /ml) sitotoksisite göstermesidir.16 Bilindiği gibi, oseltamivir, COVID-19 hastalık seyrinde ağır pnömoni tablosu görülen ve entübe edilen hastaların tedavi protokolünde de yer almaktadır. Çin tıbbında asırlardır kullanılan Yıldız anason (İllicium verum) üzerine de kapsamlı araştırmalar yapılmaya başlanmış ve antiviral etkisi üzerine de derleme niteliğinde bir çalışma bu yıl yayınlamıştır.17 Blanchard ve Gelmini, çalışmalarında nazokomiyal enfeksiyonlarda da uçucu yağların belirgin bir azalmaya yol açtığını kanıtlamışlardır.18,19 Genel epidemiyolojik, klinik ve yapısal benzerlikler nedeniyle, uçucu yağların prensipte oda havasındaki patojen mikrorganizma yükünü önemli ölçüde azalttığı da bulgular arasındadır. Solunum yolu epiteli, solunan havayla alınan potansiyel patojenlerin ilk temas yüzeyidir. Li ve ark. fareler üzerinde yaptıkları çalışmalarda, monoterpen oksitlerden 1,8 Sineol’ün İnfluenza virüslerine karşı koruma sağlayan mekanizmaları başlattığı, örneğin çeşitli İnterlökinlerin ve diğer mediyatörlerin seviyeleri ile nazal mukozadaki ve Alt Solunum Yolları’ndaki adezyon moleküllerini aktive ettiğini ve miktarını artırdığını saptamışlardır.20,21 Brochot, mikrodilüsyon yöntemiyle, Tarçın (Cinnamomum zeylanicum), Ökaliptus (Eucalyptus globulus) ve Biberiye (Rosmarinus officinalis-Kemotip Sineol) uçucu yağlarının Postinfluenza Pnömonisi’nde etkili olduğunu kanıtlamıştır.22 Mentha piperita (Tıbbi nane) ve Melissa officinalis-Kemotip Sitral (Melisa) uçucu yağları ile Herpes simplex (HSV- tip1) ve (HSV-tip 2) üzerine yapılan in vivo ve in vitro antiviral etki araştırmaları, topikal uygulamalar şeklinde de devam ettirilmiş,ve deriden virüslerin penetrasyonunun bu uçucu yağların düşük konsantrasyonlarda kullanımında dahi viral infeksiyonu %96’ya varan oranda azalttığı ve bu etkinin görülmesinde monoterpen bileşiklerin HSV inhibisyonundaki rolünün >80 olduğu kanıtlanmıştır.23,24 Wu ve çalışma ekibi, belirli uçucu yağların (H1 N1) İnfluenza virüsü gibi), viral protein translasyonunu inhibe ettiğini tespit etmişlerdir.25 Garozzo, Melaleuca alternifolia (Tea tree) uçucu yağının, İnfluenza virüslerine karşı etki mekanizmasını araştırmıştır.26 Elde edilen sonuca göre, bu uçucu yağın özellikle virüs bulaşmasından sonraki ilk iki saat içinde koruma sağladığı saptanmış ve sonuç olarak, Tea tree uçucu yağının virüs çoğalmasının ilk aşamalarını engellediği kanıtlanmıştır. İkinci çalışmasında ise, uçucu yağda etkiden sorumlu olan monoterpen bileşikleri araştırılmış ve doza bağlı olmakla birlikte, Melaleuca alternifolia (Tea-tree) uçucu yağ kompozisyonundaki major bileşenler olan monoterpenlerden alfa-pinen, alfa terpinen, p-simen ile dlimonen ve monoterpen-alkol grubundan ise, terpinen-4-ol ile alfa-terpineol’ün HSV-tip 1 virüsünü inaktive ettiği gözlemlenmiştir.27 Gerçekleştirdiği çok sayıda bilimsel çalışmaları uzun yıllara dayanan, diğer zarflı Koronavirüslerden SARS –CoV-1 ve MERS-CoV’e karşı belirli uçucu yağların virusid etkiye sahip olduğunu kanıtlamış olan Heidelberg Üniversitesi, Viroloji Enstitüsünden Prof. Dr.Jürgen Reichling’e göre, antiviral etkiye sahip olan uçucu yağların COVID-19 enfeksiyonundan korunmada da kullanılabileceği olası görülmekle birlikte, 2019-n CoV virüsüne karşı, uçucu yağların etkileri ile ilgili henüz bilimsel bir kanıtın olmadığını, özellikle de insan çalışmalarının bulunmadığını belirtmektedir. Mevcut kanıta dayalı veri olmamakla birlikte, daha önceki yıllarda HSV1, SARS-CoV-1 ve MERS-CoV ile ilgili yapılan çalışmalardan edinilen tecrübelere göre, virüs henüz ökaryotik hücrelerin dışında bulunuyorsa, belirli uçucu yağlar lipid yapıdaki çift katmanlı virüs zarfını yok edebilir, böylelikle yapısı bozulmuş ve replikasyona gidebilmesi önlenmiş olup, konak hücreye nüfuz edebilmesi de olası değildir. Eğer virüs hücreye girebildiyse, uçucu yağlarla mücadeleden kaçar. Yine Reichling’e göre, uçucu yağların haricen kullanılması dezenfeksiyon için uygun olacaktır. Bir öngörü de, nazofarenkste virüslerin yayılmasını önlemek için inhalasyon umut verici olabilir. Konakta enfeksiyonu hızla yaymak için virüs parçacıkları hücreleri terk etmek zorundadır. Ökaryotik hücreleri terki esnasında hücreler arası (intersellüler alan) boşluğa girdiğinde, orada uçucu yağlar tarafından yakalanabilirler ve lipid yapıya sahip olan zarfı imha etmeleri sonucunda virüsün replikasyonunu da inhibe etmiş olurlar. 2019-n CoV için henüz çok yeni olması, ayrıca bulaşıcılığının çok yüksek olması ve güvenlik derecesi çok yüksek donanıma sahip olan mikrobiyoloji laboratuarlarında çalışmayı gerektirdiğinden, in vivo ve in vitro çalışmalar yapılana kadar bunun şimdilik sadece bir hipotezden ibaret olduğunu da ifade etmektedir. 2019-n CoV virüsü, bir hastadan başka bir insana damlacıklar yoluyla bulaştığından, odada aerospray ile uçucu yağların püskürtülmesinin enfeksiyonun yayılmasını azaltmada istenen etkiyi vermeyeceği, Avusturya Bilimsel Aromaterapi Birliği (ÖGwA) ve Avusturya Fitoterapi Birliği (ÖGPhyt)’nin ortak görüşü olup, Bu nedenle, önerilen uçucu yağların, klasik buğu şeklinde inhalasyonu, gargara şeklinde kullanımının ya da el dezenfektanları şeklinde hazırlanmasının özellikle bulaştan kaçınma için doğru olacağı bildirilmektedir.


Antiviral Etkiye Sahip Uçucu Yağlar


Eucalyptus radiata /Eucalyptus globulus (Ökaliptus)- yaprak uçucu yağı Cinnamomum camphora-Ravintsara-(Kafur ağacı)- kabuk uçucu yağı Cinnamomum zeylanicum (Tarçın ağacı) kabuk uçucu yağı Citrus limon (Limon) meyve kabuk uçucu yağı Cupressus sempervirens (Selvi) dal uçlarının uçucu yağı Melaleuca alternifolia -Tea tree-(Çay ağacı) yaprak uçucu yağı Melaleuca leucadendra-Cajeput-yaprak uçucu yağı Melaleuca viridiflora-Niaouli-yaprak uçucu yağı Melissa officinalis (Melisa/Oğulotu)-yaprak uçucu yağı Piper nigrum (Karabiber)-meyve uçucu yağı Salvia fructicosa (Anadolu Adaçayı)-yaprak uçucu yağı Thymus serpyllum (Yabani Kekik)-yaprak uçucu yağı Zingiber officinalis (Zencefil)-rizom uçucu yağı BAzı ÖrnEk FormülASyonlAr İnhalasyon formülasyonu ve uygulaması: 2 damla Eucalyptus radiata (veya Eucalyptus globulus) uçucu yağı 2 damla Thymus serpyllum Yetişkinler için: (Kemotip Timol), Çocuklar için: (Kemotip Linalool) olan uçucu yağı Uygulama: Bir tatlı kaşığı kristal deniz tuzu bir çanak veya kaseye konur. Üzerine 40-45°C aşmayan sıcaklıkta 200 ml kadar su eklenir. Ardından yukarıda belirtilen uçucu yağlar eklenir. İnhalasyon, klasik buğu uygulaması şeklinde, büyük bir havlu başın üzerinden örtülmek suretiyle, çanaktaki buhar, 5, en fazla 7-8 dk. sürecek kadar burundan nefes alıp, ağızdan verme şeklinde gerçekleştirilir. Günde üç defa tekrarlanması önerilmektedir. 6-12 yaş arası çocuklar ise, ebeveynlerinin gözetiminde 5 dk’yı aşmayacak şekilde ve günde iki defa uygulanması önerilmektedir.28 GArGArA FormülASyonU vE UyGUlAmASı Yarım bardak içme suyuna 2 damla Eucalyptus radiata (Ökaliptus) ve 1 damla Boswellia serrata (Akgünlük) veya onun yerine yine 1 damla Melaleuca alternifolia (Tea tree) uçucu yağı damlatılıp, evden çıkmadan önce veya geldikten hemen sonra gargara yapılır.


Difüzörde (Buhurdanlık) Kullanım


Uçucu yağlar ısıyla çok kolaylıkla bozunmaktadır, o nedenle ısı vermeden çalışan difüzörün 100 ml kapasiteli haznesine su konur. Üzerine kanıta dayalı antiviral etkiye sahip uçucu yağlardan (yukarıda listelenmiş olanlar) kişinin tercihine göre seçilip, odanın büyüklüğüne göre damla sayısı ayarlanıp (ör. 20 m² için 6-8 damla) eklenir. Genelde tek, ya da birbiriyle uyumlu iki uçucu yağ damlatılmaktadır. Difüzör yaklaşık 3 saat kadar çalışmaktadır. Bu süre sonunda işlemi yenilemek gerekir. Ortamdaki kişi yoğunluğuna göre, günde 3-4 kez uygulanabilir. SONUç Geleneksel ve Tamamlayıcı Tıp alanlarından biri olan Fitoterapi ve Aromaterapi alanında, solunum yollarını tutan patojenlerden İnfluenza A/B virüsleri ile yakın geçmişte epidemilere neden olan Koronavirüslerinden SARS-CoV-1 ve ardından MERS-CoV üzerine tıbbi olduğu kanıtlanmış, standardize uçucu yağlar ile in vivo ve in vitro çalışmalar gerçekleştirilmiş, başarılı sonuçlar alınmıştır. Terpenik yapıda olan ve içerdikleri komponenetler bakımından çeşitli gruplara ayrılan uçucu yağlar Başta monoterpenler olmak üzere, bazı seskuiterpen bileşikleri de geniş spektrumlu antimikrobiyal etkilere sahiptirler.Zarflı RNA virüslerine karşı içeriğinde 1,8 sineol,terpinen4-ol,para-simen,sitral, d-limonen bulunan belirli uçucu yağların kullanılabildiği, ancak erken evredeyken virüs henüz ökaryotik hücrenin dışında ve füzyon gerçekleşmemişse koruyucu olabilmektedir. Bu derlemede değişik örnek çalışmalar verilerek lipid yapıdaki çift katmanlı virüs zarfını yok ederek virüsün replikasyona gitmesinin önlenebildiği, içeriğinde nonoterpen hidrokarbon ve monoterpen- alkol bulunan uçucu yağların viral protein translasyonunu inhibe ettiği,kanıta dayalı çalışmalarla tespit edilmiştir. Ancak, COVID-19 enfeksiyonu üzerine uçucu yağlarla henüz gerek hayvan, gerekse insan çalışmaları bulunmamaktadır. Daha önceki zarflı Koronavirüs çalışmaları örnek alınarak bazı hipotezler sunulmaktadır. Bilimsel verilerden yola çıkarak, koruyucu olabilecek belirli uçucu yağların farklı hazırlanış ve kullanım şekilleri fayda sağlayabilir.


KAYNAKLAR

1. Voet J, Voet G. Struktur und Lebenscyclus von Influenza-Viren. In: Biochemie. Voet J.(Hrsg.). VCH Weinheim, 1992. p.1030-1.

2. Modrow S, Falke D. Replikation der Orthomyxoviren. In: Molekulare Virologie.Modrow S, Falke D. (Hrsg.). Spektrum Akademischer Verlag, 1997. p.250-3.

3. Laver WG, Bischofberger N, Webster RG. Entwaffnung von Grippeviren. Spektrum der Wissenschaft. 1999;(3):71-9.

4. Cui J, Fang L, Zheng LS. Origin and evolution of pathogenic coronaviruses. Nature: Reviews Microbiology. 2019;17:181-92.

5. Chen Y, Liu Q, Guo D. Emerging coronaviruses:Genom structure, replication and pathogenesis. J Med. Virology. 2020;92:418- 23.

6. Jackwood MW, Rosenbloom R, Petteruti M, Hilt DA, McCall AW, Williams SM. Avian coronavirus infectious bronchitis virus susceptibility to botanical oleoresins and essential oils in vitro and in vivo.Virus Res. 2010;149(1):86- 94.

7. Lelešius R, Karpovaitė A, Mickienė R, Drevinskas T, Tiso N, Ragažinskienė O, et al. In vitro antiviral activity of fifteen plant extracts against avian infectious bronchitis virus. BMC Vet Res. 2019;15(1):178.

8. Loizzo MR, Saab AM, Tundis R, Statti GA, Menichini F, Lampronti I, et al. Phytochemical analysis and in vitro antiviral activities of the essential oils of seven Lebanon species. Chem. Biodivers. 2008;5(3):461-0.

9. Astani A, Reichling J, Schnitzler P. Comparative study on the antiviral activity of selected monoterpenes derived from essential oils. Phytother Res. 2010;24(5):673-9.

10. Elaissi A, Rouis Z, Salem NA, Mabrouk S, Salem Y, Salah K, et al. Chemical composition of 8 Eucalyptus species essential oils and the evaluation of their antibacterial,antifungal and antiviral activities. BMC Complementary & Alternative Med. 2012;12:81-96.

11. Aleksic V, Knezevic P. Antimicrobial and antioxidative activity of extracts and essential oils of Myrtus communis. Microbiological Res. 2014;169:240-54.

12. Alipour G, Dashti S, Hosseinzadeh H. Review of pharmacological effects of Myrthus communis L. and its active constituents.Phytother Res. 2014;28(8):1125-36.

13. Tariq S, Wani S, Rasool W, Khushboo S, Bhat MA, Manzoor AR. A comrehensive review of the antibacterial, antifungal and antiviral potential of essential oils and their chemical constituents against drug-resistant microbial pathogens. Microbial Pathogenesis. 2019,134:103580.

14. Chiang LC, Cheng PW, Chiang W, Lin CC. Antiviral activities of extracts and selected pure constituents of Ocimum basilicum. Clin Exp Pharmacol Physiol. 2005;32(10):811-6.

15. Cermelli C, Fabio A, Fabio G, Quaglio P. Effect of Eucalyptus essential oil on respiratory bacteria and viruses. Curr Microbiol. 2008;56(1): 89-92.

16. Choi HJ. Chemical Constituents of Essential Oils Possessing Anti-Influenza A/WS/33 Virus Activity. Osong Public Health Res.Perspect. 2018;9(6):348-53.

17. Patra JK, Bose S, Banerjee S, Vishnuprasad CN, Shin HS. Star anise (Illicium verum) Chemical compounds, antiviral properties and clinical relevance. Phytother Res. 2020. Doi.10.1002/ptr 6614 .

18. Blanchard JM. Cinnamomum camphora à cinéole (ravintsara), une plante au service de la prévention des infections nosocomiales en milieu hospitalier? Phytotherapie. 2007;5:15- 20.

19. Gelmini F, Belotti L, Vecchi S. Air dispersed essential oils combined with standard sanitization procedures for environ- mental microbiota control in nosocomial hospitalization rooms. Complement Ther Med. 2016;25:113- 9.

20. Li Y, Xu YL, Lai YN, Liao SH, Liu N, Xu PP. Intranasal co-administration of 1,8-cineole with influenza vaccine provide cross-protection against influenza virus infection. Phytomedicine. 2017;34:127-35.

21. Li Y, Lai Y, Wang Y, Liu N, Zhang F, Xu P. 1, 8-Cineol Protect Against Influenza-Virus-Induced Pneumonia in Mice. Inflammation. 2016,39(4):1582-93.

22. Brochot A, Guilbot A, Haddioui L, Roques C. Antibacterial, antifungal, and antiviral effects of three essential oil blends. Microbiologyopen. 2017;6(4):14.

23. Schnitzler P, Schumacher A, Astani A, Reichling J. Melissa officinalis oil affects infectivity of enveloped Herpes virus. Phytomedicine. 2008;15(9):734-40.

24. Zeybek U, Haksel M. Melissa officinalisOğulotu. Türkiye’de ve Dünyada Önemli Tıbbi Bitkiler ve Kullanımları. 2. Baskı. İzmir. Meta Basım; 2011. p.148-51.

25. Wu S, Patel KB, Booth LJ, Metcalf JP, Lin HK, Wu W. Protective essential oil attenuates influenza virus infection: an in vitro study in MDCK cells. BMC Complement Altern Med. 2010;15:69.

26. Garozzo A, Timpanaro R, Stivala A, Bisignano G, Castro A. Activity of Melaleuca alternifolia (tea tree) oil on Influenza virus A/PR/8: study on the mechanism of action. Antiviral Res. 2011;89(1):83-8.

27. Garozzo A, Timpanaro R, Bisignano B, Furneri PM, Bisignano G, Castro A. In vitro antiviral activity of Melaleuca alternifolia essential oil. Lett Appl Microbiol. 2009;49(6):806- 8.

28. Steflitsch W, Wolz D, Buchbauer G. Inhalationen in: Aromaterapie in Wissenschaft und Klinik. 2nd ed. Germany: Stadelmann VerlagKempten; 2013. p.87, 137.

Sorularınız ve sorunlarınız için lütfen bize ulaşın.

+90 507 462 91 30

ZÜMRÜTEVLER MAH. BAŞÖĞRETMEN CAD. NO:38/A MALTEPE / İSTANBUL

+90 216 457 40 40

enafarma@enafarma.com.tr

  • Instagram
  • Facebook
  • Twitter
  • YouTube
FDA_TRlogo.png